Bu yazımda sizlerle bugün öğrendiğim birşeyi paylaşacağım.. Hepimizin yaz boyunca giydiğimiz t-shirt’ler üzerine yapılan baskılarla ilgili bir gerçeği paylaşacağım..

Bugün Lösev’e götürmek üzere baskısız düz beyaz t-shirt ler satın aldım, sonra baskı için arkadaşımın tanıdığı bir baskı atölyesine gittik , babacan bir adam karşıaldı bizi, durumu anlattık, t-shirtlerin gideceği adresi falan da söyleyince adam hassasiyet gösterip sizden para almayacağım dedi… Sevindik tabii , çünkü bu baskıya vereceğimiz parayla daha fazla t-shirt satın alıp daha fazla lösemili çocuğa ulaşabileceğimizi gösteriyordu…

Neyse adamla konuşurken adam birden bu t-shirtler testlerden geçemez yalnız dedi.. Nasıl yani, anlamadım dedim.. Durumu anlattı…

Bu tarz baskı yapan atöylelerin tamamı ihraç edilmeyen plastik boyalardan kullanırlarmış ve bu boyalar ihracat testlerine girmediği için kanserojen özellikte olmaları çok önemsenmiyormuş, ihraç edilen plastik boyaların ise maliyeti yüksek oluyormuş.. dolayısıyla kanserin giderek yayıldığı güzel ülkemde bazı şeyler nasıl olsa yurtdışına gitmiyor ve nasıl olsa yurtdışına ihraç edilen malzemelerin geçmesi gereken testlere zaten girmiyor diye sağlığımızı nasıl da riske atıyoruz…

Adam’a sordum, dedim ki başka baskı atölyesine gitsek ne olacak, kanserojen madde içermeyen bir boya bulabilir miyiz? Hayır dedi.. hemen hemen her atölye aynı şekilde çalışır dedi, dahası ihraç edilen plastik boyalar pahalı olduğu için satın almıyorlarmış bile..

Peki dedim ne yapacağız? Nişantaşında daha önce konuştuğum bir dijital baskı merkezi vardı orayı arayıp sordum, adam telefonu isteyip doğrudan kendisi sorguya çekti ve kullandıkları baskı yönteminin kanserojen olmadığını anladıktan sonra teşekkür edip telefonu kapattı, adamlar laser ile baskı yapıyorlarmış ve kuruyunca uçan bir yöntem.. tam olarak teknik detayına hakim değilim ama.. sonuç olarak Lösemili kardeşlerime kanserin zerresini bile götürmüyorum..

belki 200 yerine 120 t-shirt yaptırıyorum ama içim rahat!

onlar daha iyilerine layık…

Ayrıca düşünüyorum da bu tarz çalışan adamların suçu mu bu kanserojen maddeli ucuz t-shirtler yapıp satmak? tüketici yani bizlerin raflardan en ucuzu alma telaşımız mı? yoksa memlekette tüketiciye sunulan ürünlerin adam gibi testlerden geçmeden satılması mı? galiba hepsi birbirini tetikliyor..

Kriz Tüketiciyi ucuz mal almaya,

Kriz üreticiyi maliyetleri kasıp ucuz mal üretmeye,

Kriz kontrol mekanizmalarını gevşetip ucuz malı talep eden tüketiciye ulaşmaya…

galiba bu zincirin tek bir kazanç sağlayan noktası var.. Kanser ilacı üretenler:)

Related Posts with Thumbnails