Ara
Kanser sonrası yaşam karnavalı! Hasta geçirdiğim bir gün ve gecesinden…
Başımın altında neden bu kadar çok yastık var? ama ben sevmemki birden fazla yastıkla uyumayı, hem canım da yanıyor, bir saniye gene hastalanmış olamam.
Neredeyim?
Kafamı hafifçe kaldırıp bakıyorum, oda tamamen karanlık değil, hayatım boyunca karanlık odada uyumayı sevmedim hep bir gece lambası ile uyudum ya da televizyonu açık unutarak. Odadaki nesneleri seçecek kadar aydınlık ve tam karşımda iki tane ayna duruyor, kendimi görüyorum aynada, sonra karşıya bakıyorum, gardrop ve pencere bir de dikili duran ütü masam. Geniş odamda çok fazla eşya yok.
Evet evimde, odamdayım.
Tekrar kendime dönüyorum, peki bana ne oldu bu canımın yanması da nedir? ve karnımda duran sıcak torba…
Sonra hatırlamaya başlıyorum…
Akşam ofisten geç çıkmıştım, elime gelen iş bir gün sonra akşama bitmeliydi, sanki rahatsızlanacağımı önceden görmüş gibi işi bir an önce bitirip öyle çıkmak istedim ofisten. Dot Net C# ile bir kaç web servis yazmam gerekiyordu. Saat sekiz civarı aldığım işi teslim edilecek hale getirdikten sonra Daniel bey’e iyi akşamlar deyip ofisten çıktım. Bu adamı anlamak çok zor, şirkete hergün herkesten önce girip en son çıkmayı nasıl başarıyor anlamıyorum. Bazen şirkette ona ait küçük bir odası mı var diye şüphe ediyorum, evet evet çoğu zaman sabahları kıravatını da lavoboda bağlarken yakalıyorum?!? Elli yaşlarında üç dil bilen bir güvenlik müdürü için fazla mütevazi bir tarzı var. Onunla iyi anlaşmanın yollarından bir diğeri, Dario Moreno dinlemek ve düzenli aralıklarla Dario Moreno sohbeti yapmak.
Daniel bey’e iyi akşamlar deyip çıktıktan sonra eve ulaştığımda her zamanki gibi kapıyı babam açtı, annemle birlikte salonda oturmuş televizyon izleyip beni bekliyorlardı. Ben hastalandığımdan beri birlikte yaşamaya başlamıştık, tam iki yıl olmuştu, uzun zaman!
Annem bana bir şeyler hazırlamak için mutfağa geçti, belki de yıllarca bekar yaşadıktan sonra aile ile yaşamanın en iyi yanlarından biriydi bu, siz duş alırken yemeğiniz diğer yandan kendiliğinden hazırlanıyordu. Yemek hazırlanırken arayı değerlendirmek için duşa girdim, üzerimdekileri çıkartıp derimi neredeyse haşlayacak tazikli suyun altına girdim, bir süre öylece suyun altında derimi haşlamasını hissederek haraketsiz durdum. Sanki günün tüm yorgunluğu ve kirler vücudumdan süzülüp gidiyordu. Annemin sesini duyduktan sonra son bir kez daha kemoterapilerin bozduğu saç derisi ve saçlarıma özel kullandığım şampuandan sürdükten sonra havlumu sarıp odama geçtim. Ne zamandır bunu alışkanlık ettiğimi bilmiyorum, banyodan sonra odama havluyla geçip odada havluyu çıkardıktan sonra yavaş yavaş giyinmeyi. Annemin sesi hızlanmama sebep oluyordu, “hadi oğlum soğuyacak…”
Evet kabus burada başlamıştı, yemeğimi yedikten sonra başlayan bir ağrı, gittikçe kötüleşmişti, midem yok! yediklerimi sindiremiyor ve kusamıyor gibiydim, vücudumda bir sıkışmışlık hissi kalbime kadar gidiyordu. Sonra odama babamla annemi çağırdım, neyin var dediler, onlara anlatıp bana sıcak su torbasını getirmelerini söylemiştim. Gaz sıkışması gibi değildi, öyle olsaydı Debridat aldığımda işe yarıyordu. Sıcak su torbasını bağırsaklarıma gelecek şekilde koydum, birden rahatlattı ve o ana kadar geçen sürede çektiğim acı sebebiyle yorgun düşmüş ve gelen rahatlamanın etkisiyle gözlerimi yumup farkında olmadan uykuya teslim olmuştum…
Rahatlık… ama çok uzun sürmedi,
Saat 00:58 gözlerim fal taşı gibi açıldı, acı çekiyorum. Safra asidi salgısı olmuştu ve asitler yemek borumdan yukarı doğru çıktığı için yanma hissediyordum. Bu asitlere vücutta dayanabilen tek organ mideydi. Daha uyanamasaydım belki de ciğerlerime gidip parçalayabilirdi. Bu ihtimalleri es geçiyoruz!
Yanma hissi ve kusma isteğiyle gözlerimi açtım! kahretsin gene mi? diğer yandan da kusup rahatlamayı istiyordum babamı cep telefonundan aradım hemen odama geldiler, kusacağımı söyleyince koşarak hemen kemoterapilerim boyunca kullandığım kusma kovamı getirdi, hemen kafamı içine doğru uzatıp tükürmeye başladım ama bir problem vardı! kusamıyordum, asitler ağzıma kadar geldi! allahım bu ne kötü ve acı bir tat böyle, hafif yeşilimsi bir renk! Bu asitin üstesinden sadece Antepsin şurup gelebiliyordu. Babama yanıyorum dedim… anladı ve hemen antepsin şişesini uzattı, aldım ve bir şarapçının uzun bir aradan sonra şarabını yudumlaması gibi şişeyi dikerek içtim antepsinden. Yanma hissi bir kaç dakika içinde durdu!
…. derken tam bu sırada ellerim titremeye başladı. Gece gece karnaval yapıyorduk, duyan gelmişti! Bu kezde dumping sendromu kendini gösterdi hızlıca şekerimi yükseltecek birşeyler yemem gerekiyordu, şekerim düşüyor baba dedim! Anladı ve hemen mamalarımdan birini uzattı, annem mutfaktan üzerine hafif şeker serpilmiş kavun getirdi.
…ve bunu da hallettik! yanma, şeker, dumping, kusma hepsi yolundaydı
Saat kaçtı hatırlamıyorum, gene rahatlığın verdiği huzurla sızmışım, gözlerimi açtığımda sabah olmuştu…
* Bunu okuyan tanıdık birileri varsa lütfen geçmiş olsun demesin!
Çünkü kanser sonrası organ kaybı ile hayat eski kalitesinde devam edebiliyor ama işte böyle arada ufak tefek sıkıntılar olabiliyor.
* Şu anda evde oturdum şirkete RD ile bağlanıp işimi gücümü yapıyorum.
* Evet bu yazdıklarım “kanser sonrası yaşam”dan kısa bir parçaydı…
* Yapacak daha bir çok iş var, dans gurubu için başvurular yağmaya devam ediyor daha onların seçmelerini yapacağız…
Sonuç olarak hayat devam ediyor, sadece bugün yaşadıklarımı artık google hatırlayacak ve hatırlatacak!

Aralık 9th, 2009 at 15:26
Davut sen müthiş birisin. İlk yazına rastladığım gün kahramanlarımdan
biri oldun. O zamndan bu yana hemen her aşamanı takip ettim. Söylediğin
gibi geçmiş olsun demenin bir anlamı yok. Hastalık sonrası değişen
şartlara da kahramanca uydun, her yeni güne daha neler yapabilirim
diyerek başlıyorsun. Senin yarın kadar bile sıkıntısı olmayanların her
gün “ay çok sıkıldım” demelerini hayretler içerisinde izliyorum. Evet
daha yapacak çok işin var sevgili Davut, senin ekibinle dans etmeyi
yeniden keşfedeceğiz.
Sevgiyle kucaklıyorum seni paşacığım.
Beğendim veya Beğenmedim:
0
0
Aralık 9th, 2009 at 16:14
Teşekkürler Müge ablacım… Hazırlıklar tam gaz devam
Sevgiler görüşmek üzere..
Beğendim veya Beğenmedim:
0
0