May
2002 – 2010 İstanbul…
Öncelikle iyiyim…
Günler sonra blog yazmak için açtım bilgisayarımı, -şu an hastanedeyim hala- burada zaman çok yavaş geçtiği ve ister istemez kendinle çok konuşma fırsatı bulduğun zamanlar oluyor… Normalde bu öğlen çıkacaktım hastaneden ama bu sabah ameliyat dikişlerinde az bir kızarıklık vardı, doktorum Şenol Çarıllı aldı eline malzemelerini açtı 2 cm kadar içinde kalan irin ne varsa boşaltıp kapattı. “Canım yanacak mı?” diye sorunca “Yakarız merak etme” diyor… Bende işlem sırasında sıkıyorum dişimi, “bu muydu?” falan diyorum gülüyoruz.. Yüz kez daha ameliyat olsam kendimi gene Şenol ve Ali Hoca’nın ellerine bırakırdım. Aramızdaki -her ne kadar canı yanan taraf hep ben olsam da- latifeden ibaret, işlerini gerçekten iyi yapıyorlar…
Hastane güzel değil, yani güzel de insan daha güzel hemşireler bekliyor, o bakımdan zayıf ama merak etmeyin bana gece ve gündüz bakan iki farklı hemşire çok güzeldiler. Yoksa buranın çekilir bir tarafı yok gerçekten. Tuhaf olan asıl olay da şu; Ameliyattan sonra başlıca sorulardandır “hasta gaz çıkarttı mı?” Bu kadar insani bir olayı neden bu kadar büyütür insanlar bilmem ama ameliyattan sonra doğacak çocuğu bekler gibi bekliyorsunuz tüm sağlık ekibi ve sen gaz çıkartmayı.
…
İlk iş FriendFeed, Twitter ve Facebook mesajlarına göz attım intertnet erişimi sağlayacak iyiliğe eriştiğimde. Neler yazılmış, çizilmiş, BÖ’de bile bişeyler yapılmış sanırım nedir hala anlamadım ama beni tanıyanlar bilir benim için büyük mutluluk bu tarz şeyler…
Sonra hiç tanımadığın birinin bir yerlerden sana gün be gün iyi dileklerini yazması güzel bir şeymiş, Blog siteme 160 civarında yorum gelmiş ne diyebilirim ki?…. kelimeler kifayetsiz kalıyor bazen…
…
Bloguma yorum bırakan, morfin aldığım günlerde daha ziyaret saati bitmeden sızdığım arkadaşlarımın hepsine tek tek minnettar olduğumu yazmak istiyorum. Tek tek isim yazmaya kalkarsam eminim unutacaklarım olacaktır çünkü son bir haftamın yüzde sekseni morfin ve ağır ağrı kesicilerin etkisindeydim. (bıyık altından espri yapan arkadaş! güzel tarafı yok emin ol..:) İnsan’ın çevresinde bu kadar iyi kalpli insan varken ölmesi zor… Bir de galiba diğer tarafta benim sıramı atladılar, başıma gelmeyen kalmadı ama hala hayattaysam bunun daha espritüel bir açıklaması da yok:)
(bu arada yazacaklarımın sağını solunu toplayamadığımı farkettim hala üç kuruşluk morfin var sanırım bünyede…)
Ameliyattan bahsedeyim kısaca, yapılan operasyonla kolon içini kapatan kitle alındı, düşünün ki hortumun tam ortasında su kaçıran bir yer var, orayı kesip sağlam yerleri birleştirdiğinizde elinizde sağlam hortum kalır… Durum bu, sırada kemoterapi var, çıkacak sonuçlara göre kemoterapi planlanıp en kısa zamanda başlanacak.
Bu arada marjinal kararlar aldım, İstanbul’dan gidiyorum, 2002 yılında başlayan macera bu ay sonu itibariyle sona erecek gibi görünüyor. Tedavilerime İzmir ve Göcek’de devam edeceğim, İstanbul’da tedavi gördüğüm hastanemin bir şubesi şu an Göcek’de açılmış, planlanan tedavimi gidip oralarda alıp döneceğim… İstanbul ile olan bağlarım tamamen kopmayacak her ay İstanbul’a gelip doktorum Nil hn ve psikiyatristim ile görüşeceğim. Burada yaşamamaya karar verdiğime göre boşuna kira ödemenin de manası yok gibi görünüyor…
Burada dayalı döşeli evim var, ilk aklıma gelen evi kapatmayıp evi düzgün birine kiraya vermekti ama eninde sonunda bu plan bir patlak verecek o yüzden en mantıklısı taşınmak. Zaten kemoterapi sürecinde tamamen gittiğim yerde de kalmayacağım için sorun olmaz, her kemoterapi arasında “kaliteli” bir haftam var bu haftaların bazılarında Artvin Yusufeli’de olmak niyetim… Hastalığa yakalanmamla bırakmak zorunda kaldığım arıcılık ile de yeniden ilgilenmeye başlayacağım, sağlıklı olabilmemin herhangi bir yolu benim için İstanbul’da bir apartman dairesinde yaşamaktan geçmiyor… Gideceğim yerde iki katlı, verandalı ve bahçeli bir ev kiralıyorum. (Manisa’da bir yer) yolu düşenleri ve geçenleri memnuniyetle misafir edebileceğimi daha şimdiden açık davet olarak yazayım. Ayrıca sahil kıyılarına çok yakın olacağım için sık sık dalış yapma fırsatım da olacak.
Evet biliyorum bunlar marjinal kararlar ama aldım gitti işte…
Size şimdi kalkıp hastanede şu oldu, bu oldu gibi sıkıntılardan bahsedip can sıkmaya gerek yok, hastanelerin keyifli bir yanı yok ki…
Aklınızda olsun, Nissan Qasqhai alana kadar idare etsin diye Abbas’ı alacağım, hani olur da duyan, haber alan olursa haber etsin gidip bakıp alalım…. İstediğim araba Nissan ama tüm paramı oraya yatırıp hayattan geri kalmanın manası yok.
Abbas; Opel Astra CD, 1999 – 2002 (ha bir de temiz
)
ya da Renault Megane 1.5 Dizel
Bu arada öyle bir şeyi farkettim ki şu süreçte, yeniden! kapısını çalıp yalnız bırakmadığım onca insanın buna gerçekten ihtiyaçları varmış…
Ayrıca bir tane köpek yavrusu almaya karar verdim, bahçeli evde yaşayacağıma göre hem o hem ben rahat edebiliriz, bir adet “Golden Retriever yavrusu” -adını yanlış yazmış olabilirim- arıyorum. Para vermeyeceğimi baştan söyleyeyim, hayvanların parayla alınıp satılmasını doğru bulmuyorum. Ha bir de ilk bulduğumu almayabilirim, benim onu sevmem kadar galiba onun beni sevmesi de önemli. Bunu karşılaşınca anlarım nasılsa…
Son durumlar böyle değerli arkadaşlar, plana göre bu aysonu evimi manisaya taşımış ve taşınmış olacağım, İzmir’de yaşayan arkadaşlar ile bol bol görüşeceğiz sanırım. Orada olanlar bana ulaşırlarsa süper olur.
2002 – 2010 İstanbul… macera böyle bitecekmiş…
Görüşmek üzere.



Mayıs 10th, 2010 at 11:47
Yolun aydınlık olsun Davut
Sevgiler sana ve Manisa’ya
Beğendim veya Beğenmedim:
0
0
Mayıs 10th, 2010 at 11:54
Davidim evlatcığım; hoşgeldin yeniden aramıza, kararların süper,
Golden konusunda hemen haber uçuruyorum gerekli yerlere.
bana denize yakın yerde bir kapı daha çıktı diye zil takıp oynayasım
var
Ev toplama konusunda da hemen yakınlardayım biliyorsun.
Sevgiyle kucaklıyorum seni, hayra karşı git evlatçığım.
Beğendim veya Beğenmedim:
0
0
Mayıs 10th, 2010 at 12:02
sevgili davut kardeşim seninle tanışmadık ama gün olur tanışırız adını frienfeed’deduyduğumdan beri bloğuna buraya her gün bakıyorum nasıl olduğunu takip ediyorum hele bugün yorumlarını okuyunca sevindim aldığın kararlar süper sağlıklı yaşam dediğin gibi doğanın içinde içiçe yaşamakla geçiyor temiz hava bol oksijen ohhh daha ne olsun arıcılık yap imkanın varsa bir iki tavuk filan besle ne zevklidir o folluktan tazecik yumurtaları almak yaylalarda koşuşmak işte hayat budur sinir stressten uzak sakin dingin bir hayat davut ben de konuşmaya bir başladım mı susmayanlar grubundanım galiba ama herkesle de konuşmam bilesin ancak kanımın kaynadığı sevdiğim insanlarla konuşurum işte sen de onlardansın sevgilerimle mutlu sağlıklı ol yüzünde ki gülümseler hep artsın:)))
Beğendim veya Beğenmedim:
0
0
Mayıs 10th, 2010 at 12:17
Aldığın kararların radikal olması senin hayata bakış açının bir parçası. Keşke herkes bu kadar ani kararlar verebilse
Bu konuda senin eline su dökmek zor ama
İhtiyaç halinde 1 telefon kadar uzakta olduğumuzu biliyorsun, hep destek tam destek
Beğendim veya Beğenmedim:
0
0
Mayıs 10th, 2010 at 12:21
Hayat sana umarım hep gülen yüzüyle karşılık verir. Bazen hayatta marjinal kararlar
))
almak zorunda kalırız ama uygulamayı hiç beceremeyiz. Bu beceremeyenlere ders olsun ,
her şey gönlünce olsun , çok sevindim senin adına… Oralar da turneye gelirim bende
Beğendim veya Beğenmedim:
0
0
Mayıs 10th, 2010 at 12:26
yazıyı okuyunca aklıma ilk gelen börülce oldu
bol bol yeşillik oh mis, diye de devam ettim sonra..
Beğendim veya Beğenmedim:
0
0
Mayıs 10th, 2010 at 12:34
Süper plan! İstanbul’a geldiğinde biz buradayız. Biz oralara geldiğimizde de sen oradasın:)
Manisa’da da bir kapı çıktı ya ben ona seviniyorum:))
Beğendim veya Beğenmedim:
0
0
Mayıs 10th, 2010 at 12:53
Davutcuğum, bir kaç gündür senden haber almaya çalışıyorum.
İşte haberi aldım ya rahatladım.
en güzel kararları almışsın, hayatının bol oksijenler arasında mutlulukla
geçmesini diliyorum.
Tüm şifalar seninle olsun
en kısa zamanda görüşelim
(haber et hemen koşarak geleyim)
tuba
Beğendim veya Beğenmedim:
0
0
Mayıs 10th, 2010 at 15:58
Bitisler olmasaydi, baslangiclar yasanmazdi. yeni maceranin hep huzur getirmesi dilegi ile… dualarimiz seninle…
Beğendim veya Beğenmedim:
0
0
Mayıs 10th, 2010 at 16:10
harika karar vermişsin. Oldukça mantıklı ne işin var burada İzmir varken, Manisa varken. Keşke bizde o sakin yerlerde yaşayabilsek. Hem bilgisayar başında değil miyiz? Yakınlarındayız yine. Nissan’ı alıp çat kapı yapamam ama sen alınca sen gelirsin. Dalış, bahçeli ev oksijen… Aldın götürdün beni oraya. Yolun açık olsun arkadaşım. Yüzün gülsün de gerisi hiç mühim değil. Taşınma toplanma vs bir telefonuna bakar. Haber ver geleyim.
Beğendim veya Beğenmedim:
0
0
Mayıs 10th, 2010 at 19:37
İyi olduğunuza sevindim. Bahsettiniz gibi miz gibi bir hayatta size başarılar dileim.
Umarım sağlık durumunuz hep iyiye gider.
Beğendim veya Beğenmedim:
0
0
Mayıs 10th, 2010 at 20:12
Çok geçmiş olsun Davut.
Memleketime gidecek olmana çok sevindim.Eminim çok iyi gelecektir sana
oralar.Selam götür benden taşına,toprağına
Beğendim veya Beğenmedim:
0
0
Mayıs 10th, 2010 at 20:20
Harikasın yine ! Hayata sağlam tutunduğunu söylemiştim. Okurken de “işte
budur!” dedirttin. Çok sevindim. İzmir’in kavurucu
sıcaklarıyla birlikte bekliyoruz seni burada !!
Beğendim veya Beğenmedim:
0
0
Mayıs 10th, 2010 at 20:25
Süper karar. Umarım bir an önce eski sağlığına kavuşursun,
herkesin duaları seninle…
Beğendim veya Beğenmedim:
0
0
Mayıs 10th, 2010 at 21:11
canim davutcugum,
iyi olmana cok sevindim. gocek cok guzel bir yer, iyi bir karar
vermissin:) umarim guzel, neseli gunler, bol cuprali, levrekli
dalislar seni bekliyordur
Beğendim veya Beğenmedim:
0
0
Mayıs 11th, 2010 at 08:41
Sevgili Davut,
Ne güzel kararlar almışsın hem de ne zor bir süreç içinde… İyi haberlerine çok sevindim.
Yeni kararların sana yeni, güzel ve keyifli başlangıçlar getirmesini diliyorum. Şifa sen aramadan hep kapında,
güzellikler ve sevgi de hep kalbinde olsun
Sevgiyle,
Sedef
Beğendim veya Beğenmedim:
0
0
Mayıs 11th, 2010 at 10:00
Aricilik ha, vay be. Senin yapmadigin bir is var mi Davut
Blog yazin harika, devamini bekleriz. Cok cok gecmis olsun.
Beğendim veya Beğenmedim:
0
0
Mayıs 11th, 2010 at 10:28
Cok dogru ve yerinde kararlar Davutcum, sonuna kadar destekliyoruz. Sesin de mükemmel geliyor zaten. Kırdın gitti şeytanın bacağını. Gel yerleş bu taraflara da başını da bağlayalım artık
Beğendim veya Beğenmedim:
0
0
Mayıs 11th, 2010 at 10:35
Çok sevindim Davut şu satırları bizlerle paylaştığın için
Merakla bekliyordum ne zaman yazacak diye.
Güzel günler senin olsun
Beğendim veya Beğenmedim:
0
0
Mayıs 11th, 2010 at 18:15
Herşeyin güzel olmasına çok sevindim Davut, en kısa zamanda sağlığına kavuşman dileğiyle. Golden konusunda çok iyi bir seçim yaptığını söyleyebilirim. Emin ol ilk karşılaştığın golden seni sevecektir ve sende onu seveceksin
Goldenların ruhunda var bu sevgi.. Ama bilesin ki hırsızlara karşı hiç bir işe yaramıyor aksine onlara bile eşlik ediyorlar
) Tamamen sevgi yumağı hayvanlar..
Tekrardan büyük geçmiş olsun
Beğendim veya Beğenmedim:
0
0
Mayıs 12th, 2010 at 19:40
o yeşillikte,o rahatlıkta,o mis gibi havası olan memleketimizde herşey çok güzel olacak…
Beğendim veya Beğenmedim:
0
0
Mayıs 12th, 2010 at 22:00
“unutmak mı?
delisin…
gitmesem de bekler orada deniz.
gelirsem, bilmelisin
benim beklememdir burada deniz.
gitmek gibi geleceğim
denizin delisine
delinin denizi gibi
o ne kadar giderse..”
özdemir asaf
Beğendim veya Beğenmedim:
0
0
Mayıs 16th, 2010 at 11:28
Davut,
Cok merak icindeydim, haberleri duyunca hem rahatladim hem sevindim.
Bence super bir karar vermissin, bahce icinde bir ev, bir de sirin kopekcik, hem de Ege’de… Bol deniz borulcesi, cupra, zeytinyagi… sabahlari “gevrek”, Izmir tulumu, kirma zeytin….
Sen de Kalbim Ege’de Kaldi diyenlerdensin anlasilan.
Benim icin de keyfini cikar oralarin.
Cok sevgiler!
Isil
Beğendim veya Beğenmedim:
0
0
Mayıs 23rd, 2010 at 22:09
Sevgili Davut,
Aldığın kararının sana iyi geleceğini düşünüyorum. Megakentin mekanikliğinden çıkıp doğaya girmek sana iyi gelecektir.
Bir isteğim olacak, oraların bol bol fotoğrafını çek lütfen ve bloga koy. Bir nefes gönder bize Ege’den, Akdeniz’den.
Sevgilerimle,
İpek
Beğendim veya Beğenmedim:
0
0