<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Development Blog</title>
	<atom:link href="http://www.davuttopcan.com/simurg/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.davuttopcan.com/simurg</link>
	<description>Bir yeniden doğuş...</description>
	<lastBuildDate>Sun, 04 Apr 2010 20:26:03 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.8.4</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Google, Android, Özgür yazılım ve Linux günleri vs&#8230;</title>
		<link>http://www.davuttopcan.com/simurg/linux/google-android-ozgur-yazilim-ve-linux-gunleri-vs.html</link>
		<comments>http://www.davuttopcan.com/simurg/linux/google-android-ozgur-yazilim-ve-linux-gunleri-vs.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 04 Apr 2010 20:26:03 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[linux]]></category>
		<category><![CDATA[Özgür Yazılım]]></category>
		<category><![CDATA[android]]></category>
		<category><![CDATA[java]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.davuttopcan.com/simurg/?p=57</guid>
		<description><![CDATA[Cuma ve Cumartesi günleri gerçekleşen özgür yazılım ve linux günleri etkinliğe katıldım bu haftasonu. O yüzden geçtiğimiz son üç günden not defterime karaladığım bir kaç konuyu paylaşmak istiyorum.
Özgür Yazılım ve Linux Günleri 2-3 Nisan 2010;
Üniversite&#8217;den beridir (2000&#8242;li yıllar) Linux ile ve dolaylı olarak özgür yazılım ile ilgiliyim. Sunum yapanları ve organizatörler ile yakın arkadaş olmamama [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Cuma ve Cumartesi günleri gerçekleşen özgür yazılım ve linux günleri etkinliğe katıldım bu haftasonu. O yüzden geçtiğimiz son üç günden not defterime karaladığım bir kaç konuyu paylaşmak istiyorum.</p>
<p><strong><a href="http://www.ozguryazilimgunleri.org" target="_blank">Özgür Yazılım ve Linux Günleri</a> 2-3 Nisan 2010;</strong></p>
<p>Üniversite&#8217;den beridir (2000&#8242;li yıllar) <a href="http://www.linux.org.tr">Linux</a> ile ve dolaylı olarak özgür yazılım ile ilgiliyim. Sunum yapanları ve organizatörler ile yakın arkadaş olmamama rağmen hepsi ile yollarımız bir şekilde bir yerlerde kesişmiştir. Devrim Gündüz, <a href="http://blog.akgül.com.tr" target="_blank">Mustafa Akgül</a>, <a href="http://fisek.com.tr/" target="_blank">Doruk Fişek</a>, <a href="http://blog.ratonred.com" target="_blank">Gökmen Göksel</a> vb&#8230; <a href="http://www.gunduz.org" target="_blank">Devrim Gündüz</a> ile 2004 yılında Beylikdüzü&#8217;nde birlikte linux standı açmamız, Mustafa Akgül ile iletişim listeleri ile haberleşmemiz, Doruk Fişek&#8217;ten zamanında mysql konusunda aldığım yardımlar, Gökmen Göksel ile FrontSite&#8217;da, özgür yazılımlar için çeviri etkinliğinde birlikte çalışmamız gibi&#8230; Gel gelelim her sene <a href="http://lkd.org.tr" target="_blank">Linux Kullanıcıları Derneği</a> tarafından yapılan Özgür Yazılım ve Linux Günleri etkinliğine ilk kez bu yıl katılabildim. İşte sunumlardan aklımda kalan kısa kısa notlar;</p>
<p>Sunumların genel olarak üniversite öğrencileri düzeyine yapılması pek hoşuma gitmedi&#8230;</p>
<p>Sunum yapan kişilerin konularında gerçekten bilgili olmalarına rağmen sunumu çok yavaş yapmaları konsanteayonu ciddi olarak etkiliyor. IT sektöründeki çalışan pek çok kişinin ortalama ve veya üzerinde zeka düzeyine sahip olduğunu düşünürsek, bu düzeyde bir kitleye Ahmet Mete Işıkara kıvamında sunum yapmak pek isabetli olamıyor ne yazık ki.</p>
<p>Organizasyon gerçekten iyi planlanmış. Hiçbir şey bilmeden giden biri için bile içeride yer yön bulmak oldukça kolaydı. Bilgi Üniversitesi de bence çok iyi bir seçimdi.</p>
<p><strong>Özgür Yazılımlarla DOS/DDOS saldırıları engelleme</strong></p>
<p>Bu etkinlik için cuma günü işten izin aldım, gün boyu katıldığım sunumlardan beni tatmin eden tek sunum <a href="http://lifeoverip.net" target="_blank">Huzeyfe Ünal</a> hoca&#8217;nın yaptığı &#8220;Özgür Yazılımlarla DOS/DDOS saldırıları engelleme&#8221; sunumuydu, Huzeyfe hoca çok fazla sunum yaptığı için midir yoksa doğal yetenek midir bilmiyorum ama gerçekten 50 dakikalık sunum bitmesin diyerek dinledim.</p>
<p><strong>Google, Android<br />
</strong><br />
Herkesin dilinde bir söylentidir gidiyor, &#8220;<em>Mobil pazar giderek büyüyor, mobil dünyaya şimdi girenler ileride ihya olacak vs..</em>&#8221; bende aynı fikirdeyim, gelecek bir kaç kiloluk laptopların sırt çantasında taşınmasından çok bir kaç yüz gramlık akıllı aletlerde yatıyor. Mobil cihazlar için uygulama geliştirme furyası nerede başladı bilmiyorum ama nereye doğru gittiği hakkında bir kaç kelam edebilirim sanırım. Bir süredir mobil sektörü oldukça hareketli, sektörün önde gelenleri Nokia, Apple ve Android gibi isimler ve bunlardan ikisinin pazar payı cumartesi izlediğim sunuma göre daha büyükmüş. &#8220;iPhone vs Android&#8221;&#8230; Bunları sunum sonrası toparladığımd madde madde listelemek gerekirse;</p>
<p><strong>Android<br />
</strong></p>
<ul>
<li>işletim sistemi olarak Linux kullanıyor,</li>
<li>Java ile uygulama geliştirmek mümkün,</li>
<li>java&#8217;nın mobil ortamda kullanılabilir library&#8217;leri gömülü olarak geliyor,</li>
<li>Cihaz üzerinde gelen çok güzel API&#8217;ler var ve bunlar rahatça kullanılabiliyor,</li>
<li>Geliştiriciler 25$ karşılığında, geliştirici hesabı alabiliyorlar.</li>
<li>Uyguluama geliştiriciler, geliştirdikleri uygulamaları Türkiye&#8217;de yaşayanlar satamıyor, ancak bağış ya da reklam alma yoluna gidebilirler,</li>
<li>Geliştiriciler tarafından uygulama deposuna gönderilen uygulamalar denetlenmeden kullanıcılara açılıyor, bence ÇOK KÖTÜ bir durum, hali hazırda ihtiyac duyduğunuz bir yazılımı indirip ekranda &#8220;Hello World&#8221; yazısı görmeniz olası. Hele cihaz yaygınlaşınca bence uygulama deposu tam bir çöplüğe dönecek&#8230;</li>
<li>Bunun yanında iPhone üzerine uygulama geliştirmekten çok daha kolay bir yapısı var, eclipse editörü alışık olduğumuz bir editör ve java cocoa&#8217;ya göre çok daha basit diyebilirim. Özel bir firmaya mobil uygulama geliştirmek için çok uygun bir platform gibi görünüyor..</li>
</ul>
<p><strong>Devrim Gündüz ile PostgreSQL</strong></p>
<p>Android sunumunda çıkınca, Devrim Gündüz ile postgre sunumu vardı, kaçırılmayacak bir sunumdu ancak erken çıkmam gerekince malasef o sunuma giremedik ve tüm etkinlik bombaları o sunumda palamış, duyduğuma göre harika bir sunum olmuş ve sunum sonrasında Devrim&#8217;in başından aşağı gül dökmüşler, neden???? : )</p>
<p><strong>Kartaca&#8217;da Geyik Kültürü</strong></p>
<p>Kartaca eskiden Parkyeri isimli bir yazılım şirketiydi, hala öyle ancak hayatına Kartaca olarak devam etme kararı almış ve nedenini herkes kadar bende merak ediyorum açıkçası. Lakin konumuz bu değil, uzun zamandır herkesten duyarım, Kartaca yazılımcılar için çok iyi bir yermiş, çalışanların çalışma saat ve ofislerini kendilerinin belirlemesi gibi cazip özellikler ilk dikkat çekenler arasında. Ve gene duyduğumuz, çalışma ortamının oldukça keyifli olduğu yönünde. Lakin gel gelelim, ben bu etkinlikte &#8220;Kartaca&#8217;da Geyik Kültürü&#8221; diye bir sunum olmasını anlamadım, anlayamayacağım da sanırım. Sakın yanlış anlaşılmasın Kartaca&#8217;yı uzaktan hayranlıkla takip eden biri olmama rağmen, Kartaca&#8217;nun iç dünyasında dönen geyiklerin bu etkinlikte verilmesini ben çok doğru bulmadım. (Bir gün işsiz kalır da Kartaca&#8217;ya başvurursam bunu dikkate almazlar umarım : ) )</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.davuttopcan.com/simurg/linux/google-android-ozgur-yazilim-ve-linux-gunleri-vs.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Apple Fanatiğinden Apple iPad</title>
		<link>http://www.davuttopcan.com/simurg/teknoloji/apple-fanatiginden-apple-ipad.html</link>
		<comments>http://www.davuttopcan.com/simurg/teknoloji/apple-fanatiginden-apple-ipad.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 28 Jan 2010 10:13:38 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[3G]]></category>
		<category><![CDATA[Apple]]></category>
		<category><![CDATA[Ercüment Akbalık]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[iPad]]></category>
		<category><![CDATA[iPhone]]></category>
		<category><![CDATA[Steve Jobs]]></category>
		<category><![CDATA[Wireless]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.davuttopcan.com/simurg/?p=39</guid>
		<description><![CDATA[
Dün uzun zamandır beklenen Apple&#8217;ın tablet pc&#8217;si (resmi ismi IPad olarak geçiyor) çıktı. İlk izlenimlerimi ve özelliklerini hemen aktarayım:

Gerçeği söylemek gerekirse ben biraz daha farklı birşey bekliyordum. Aslına bakarsanız bunu gerçekten de iphone&#8217;unu büyük ekranlısı olarak düşünebilirsiniz. Iphone&#8217;da çalışan herşey bunda da çalışıyor, üzerinde çalışan programlar daha da geliştirilmiş.
Ek olarak kitap okumak için ibook adında [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.davuttopcan.com/simurg/wp-content/uploads/2010/01/1.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-40" title="1" src="http://www.davuttopcan.com/simurg/wp-content/uploads/2010/01/1.jpg" alt="1" width="600" /></a></p>
<p>Dün uzun zamandır beklenen Apple&#8217;ın tablet pc&#8217;si (resmi ismi IPad olarak geçiyor) çıktı. İlk izlenimlerimi ve özelliklerini hemen aktarayım:</p>
<ul>
<li>Gerçeği söylemek gerekirse ben biraz daha farklı birşey bekliyordum. Aslına bakarsanız bunu gerçekten de iphone&#8217;unu büyük ekranlısı olarak düşünebilirsiniz. Iphone&#8217;da çalışan herşey bunda da çalışıyor, üzerinde çalışan programlar daha da geliştirilmiş.</li>
<li>Ek olarak kitap okumak için ibook adında bir program ile geliyor ki kitap okumak için biçilmiş kaftan diyebilirim. Itunes aracılığıyla satın alacağınız kitaplar yaklaşık 5$ civarında.</li>
<li>Bunun dışında MS Office&#8217;in Apple&#8217;daki karşılığı olan IWork programı kurulabiliyor ama IWork&#8217;teki her bir uygulamanın fiyatı 10$ yani Numbers(Excel), Keynote(Powerpoint), Pages(Word) her biri 10&#8242;ar dolar.</li>
<li>Üzerinde Bluetooth (with EDR=Enhanged Data Rate) <img src='http://www.davuttopcan.com/simurg/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' />  ve wireless builtin geliyor fakat 3G de kullanmak isterseniz 3G&#8217;li modeli almanız gerekiyor. İçine sim card takılabiliyor ama bu sim card sadece 3G için kullanılabiliyor. Henüz Türkiye&#8217;de bulunmayan micro sim card kullanılıyor.</li>
<li>Ürün 2 ay içerisinde piyasaya sürülüyor fakat 3G&#8217;li model için 1 ay daha beklemek gerekiyor. Herhangibir kontrat yok ama şu an 3G sadece Amarika&#8217;da kullanılabilir olacak. Uluslararası kullanım haziran ayında olacak. (3G için tabiki)</li>
<li>Pili 10 saat gidiyor ki bu süper birşey. Üzerinde dahili GPS ve pusula geliyor. Fakat üzerinde camera gelmiyor maalesef. Üzerindeki disk solid state disk normal olarak.</li>
</ul>
<p>Özetle bir program yüklüyorsun herşey oluyor mantığı bunda da geçerli. Kesinlikle netbook&#8217;ların yerini doldurabilecek bir cihaz diye düşünüyorum. Ben kesinlikle almaya karar vermiştim zaten ama şimdi 2 ay bekleyip sadece wireless&#8217;lı modeli mi alsam yoksa ekstra bir ay daha sabredip 3G&#8217;yi mi alsam karar vermeye çalışıyorum.</p>
<p>Cihazın fiyatını merak ediyorsanız en alttaki resimde görebilirsiniz <img src='http://www.davuttopcan.com/simurg/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
<p>Yazan: Ercüment Akbalık / Apple&#8217;ın farkedemediği Appleist! <img src='http://www.davuttopcan.com/simurg/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
<p><a href="http://www.davuttopcan.com/simurg/wp-content/uploads/2010/01/2.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-40" title="1" src="http://www.davuttopcan.com/simurg/wp-content/uploads/2010/01/2.jpg" alt="1" width="600" /></a></p>
<p><a href="http://www.davuttopcan.com/simurg/wp-content/uploads/2010/01/3.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-40" title="1" src="http://www.davuttopcan.com/simurg/wp-content/uploads/2010/01/3.jpg" alt="1" width="600" /></a></p>
<p><a href="http://www.davuttopcan.com/simurg/wp-content/uploads/2010/01/4.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-40" title="1" src="http://www.davuttopcan.com/simurg/wp-content/uploads/2010/01/4.jpg" alt="1" width="600" /></a></p>
<p><a href="http://www.davuttopcan.com/simurg/wp-content/uploads/2010/01/5.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-40" title="1" src="http://www.davuttopcan.com/simurg/wp-content/uploads/2010/01/5.jpg" alt="1" width="600" /></a></p>
<p><a href="http://www.davuttopcan.com/simurg/wp-content/uploads/2010/01/6.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-40" title="1" src="http://www.davuttopcan.com/simurg/wp-content/uploads/2010/01/6.jpg" alt="1" width="600" /></a></p>
<p><a href="http://www.davuttopcan.com/simurg/wp-content/uploads/2010/01/7.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-40" title="1" src="http://www.davuttopcan.com/simurg/wp-content/uploads/2010/01/7.jpg" alt="1" width="600" /></a></p>
<p><a href="http://www.davuttopcan.com/simurg/wp-content/uploads/2010/01/8.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-40" title="1" src="http://www.davuttopcan.com/simurg/wp-content/uploads/2010/01/8.jpg" alt="1" width="600" /></a></p>
<p><a href="http://www.davuttopcan.com/simurg/wp-content/uploads/2010/01/9.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-40" title="1" src="http://www.davuttopcan.com/simurg/wp-content/uploads/2010/01/9.jpg" alt="1" width="600" /></a></p>
<p><a href="http://www.davuttopcan.com/simurg/wp-content/uploads/2010/01/10.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-40" title="1" src="http://www.davuttopcan.com/simurg/wp-content/uploads/2010/01/10.jpg" alt="1" width="600" /></a></p>
<p><a href="http://www.davuttopcan.com/simurg/wp-content/uploads/2010/01/11.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-40" title="1" src="http://www.davuttopcan.com/simurg/wp-content/uploads/2010/01/11.jpg" alt="1" width="600" /></a></p>
<p><a href="http://www.davuttopcan.com/simurg/wp-content/uploads/2010/01/12.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-40" title="1" src="http://www.davuttopcan.com/simurg/wp-content/uploads/2010/01/12.jpg" alt="1" width="600" /></a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.davuttopcan.com/simurg/teknoloji/apple-fanatiginden-apple-ipad.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>iptables QUEUE</title>
		<link>http://www.davuttopcan.com/simurg/yazilim/iptables-queue.html</link>
		<comments>http://www.davuttopcan.com/simurg/yazilim/iptables-queue.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 14 Feb 2009 16:59:08 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Güvenlik]]></category>
		<category><![CDATA[Yazılım]]></category>
		<category><![CDATA[c]]></category>
		<category><![CDATA[code]]></category>
		<category><![CDATA[firewall]]></category>
		<category><![CDATA[iptables]]></category>
		<category><![CDATA[kod]]></category>
		<category><![CDATA[linux]]></category>
		<category><![CDATA[queue]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.davuttopcan.com/simurg/?p=11</guid>
		<description><![CDATA[Bir kaç ay önce iptables üzerinden geçenleri detaylı bir şekilde incelemem gerekmişti, o vakit iptables kurallarından QUEUE &#8216;yi keşfetmiştim. Linux üzerinde çalışan iptables firewall&#8217;u ile C veya perl ile yazacağım bir scripti konuşturabildiğimi öğrenince pek bir sevinmiştim.
Isınarak ve açıklayarak ilerlemek gerekirse;
IPTABLES nedir? 
Iptables Linux işletim sistemleri üzerinde kernel&#8217;da gömülü olarak çalışan bir firewall(güvenlik duvarı)dır.
Makinaya gelen [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bir kaç ay önce iptables üzerinden geçenleri detaylı bir şekilde incelemem gerekmişti, o vakit iptables kurallarından QUEUE &#8216;yi keşfetmiştim. Linux üzerinde çalışan iptables firewall&#8217;u ile C veya perl ile yazacağım bir scripti konuşturabildiğimi öğrenince pek bir sevinmiştim.</p>
<p>Isınarak ve açıklayarak ilerlemek gerekirse;</p>
<p><span style="font-size:130%;"><span style="font-weight: bold; color: #ff0000;">IPTABLES nedir? </span><br />
</span>Iptables Linux işletim sistemleri üzerinde kernel&#8217;da gömülü olarak çalışan bir firewall(güvenlik duvarı)dır.</p>
<p>Makinaya gelen veya giden paketler mutlaka iptables&#8217;a gelir ve hikaye tam da bu noktada başlar. Eğer hiçbir kural yazmadıysanız iptables pakete hiçbir müdehale yapmadan geçip gitmesine izin verir.</p>
<p># <span style="color: #003300;">iptables -A OUTPUT -p tcp -j DROP</span></p>
<p>En basit kullanım şekli üstte ki gibidir, üstte ki satırda(kuralda) şunu demiş olduk;<br />
* Linux işletim sistemi üzerinden dışarıya doğru gidecek olan herhangi bir TCP paketini DROP et. (yani izin verme)</p>
<p>Iptables konusu çok geniş olduğu için burda en basit hali ile değinip geçiyorum, daha fazla detay için yazılmış çok fazla türkçe ve ingilizce döküman mevcut, ufak bir google araması ile yığınla sonuca ulaşabilirsiniz..</p>
<p><span style="font-size:130%;"><span style="color: #ff0000; font-weight: bold;">QUEUE nedir?</span><br />
</span>Queue kelime anlamı olarak kuyruk anlamına gelmektedir. Iptables içinde kullanımı da pek farklı değildir aslında. Iptables&#8217;a gelen ya da giden paketler için bir QUEUE kuralı girilmişse , iptables gelen ya da giden her paketi memory&#8217;de bir kuyruğa koyar. Eğer sistemde queue paketlerini dinleyecek harici bir uygulama çalışmıyorsa paketler uzay boşluğunda kaybolur gider ve otomatik olarak DROP olurlar.</p>
<p><span style="font-size:130%;"><span style="font-weight: bold; color: #ff0000;">Script hakkında;</span></span><br />
Ben araştırmam sırasında bir kaç tane C ile yazılmış kod buldum, tabii olduğu gibi çalıştıramadım. Üzerinde bazı manipülasyonlar yaptıktan sonra (<span style="font-style: italic; color: #666666;">bunlardan ayrıca bahsedeceğim</span>) çalışır hale getirdim.</p>
<p>Script şu hali ile basitçe şu işi yapıyor: Queue ile scripte gelen paketlerin tamamını önce show_packet fonksiyonu ile hex karaterleri char olarak dönüştürdükten sonra ekranda anlamlı bilgilerin akıp gittiğini görebiliyorsunuz.</p>
<p>Ben output , yani makinadan giden paketleri queue yapıp ekranda ki bilgileri izlemiştim, güzel görünüyor, örneğin bir internet sitesine girdiğinizde, ya da ekli bir mail gönderdiğinizde dosya içeriği dahil herşey ekranınızdan ayna gibi akıp gidiyor&#8230;</p>
<p>Burda ki amacım paketlerin içeriklerini detaylı olarak görebilmekti, gördükten sonra paketlerin içeriğinde olmasını istemediğiniz bir durumu yakalamaya yönelik bir kod yazdıktan sonra paketi drop ya da accept(<span style="color: #666666; font-style: italic;">izin vermek</span>) edebilirsiniz.</p>
<p>Ben altta göreceğiniz kodda bilgileri izledikten sonra tüm paketlerin geçip gitmesine izin verdim.</p>
<p><span style="color: #330000;font-size:100%;">Script içinde kullanılan method&#8217;lar ve kısaca açıklamaları;</span></p>
<pre><span style="font-size:130%;"><span style="font-weight: bold; color: #ff0000;">ipq_create_handle</span><strong style="font-weight: bold; color: #ff0000;">(</strong><span style="color: #ff0000; font-weight: bold;">0</span><strong style="font-weight: bold; color: #ff0000;">,</strong><span style="font-weight: bold; color: #ff0000;"> PF_INET</span><strong style="font-weight: bold; color: #ff0000;">);</strong></span><span style="color: #ff0000;">
</span></pre>
<p>ip_queue tarafından kullanılan Netlink soketini handle etmek için kullanılır&#8230;</p>
<p>Parametre ve structure bilgisi altta ki gibi,</p>
<p>struct ipq_handle *ipq_create_handle(u_int32_t flags, u_int32_t protocol);</p>
<p>Geri dönüş değeri, başarılıysa bir pointer değilse NULL döner&#8230;</p>
<p><span style="color: #ff0000; font-weight: bold;">ipq_set_verdict(h, m-&gt;packet_id,  <span style="color: #000066;">NF_ACCEPT</span>, 0, NULL);</span><br />
Kendisine şahane fonksiyon diyebiliriz, scriptimiz ile yakaladığımız iptables paketini modify etmeye yaramaktadır.</p>
<p>Burada bizi en çok ilgilendiren parametre NF_ACCEPT/NF_DROP parametreleridir. İsimlerinden da anlayacağınız üzere izin vermek için NF_ACCEPT derken paketi engellemek için NF_DROP parametresini kullanıyoruz.</p>
<p><span style="font-size:130%;"><span style="color: #ff0000; font-weight: bold;">How To Run iptables queue script? / Scripti nasıl çalıştıracağız?</span></span><br />
&#8212;&#8212;&#8212;-                                                              |<br />
|              |  &#8212;&#8212;&#8212; output packet &#8212;&#8211;&gt;&gt;&gt;  |<br />
| Linux  |                                                             | internet veya başka biryer<br />
|              | &lt;&lt;&lt; &#8212; input packet &#8212;&#8212;&#8212;&#8212;- |<br />
&#8212;&#8212;&#8212;-                                                              |</p>
<p>** Makinada gcc yüklüdür diye tahmin ediyorum <img src='http://www.davuttopcan.com/simurg/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' />  değilse hemen gcc C kod derleyicisini kurun.</p>
<p>Sonra kosoldan altta ki kodu (<span style="color: #666666; font-style: italic;">adı : ipq.c olsun</span>) ;</p>
<p><span style="color: #333333;"># gcc -o ipq ipq.c -lipq</span></p>
<p>diyerek derliyoruz. artık elimizde çalışır halde ipq programı var..</p>
<p>Şimdi iptables ile ilgili ayarları yapalım;</p>
<pre><span>&lt;pre</span><span> </span><span>name</span><span>=</span><span>"code"</span><span> </span><span>class</span><span>=</span><span>"c-sharp"</span><span>&gt;</span><span>
... some code here ...
</span><span>&lt;/pre&gt;</span></pre>
<p><span style="color: #660000;"># modprobe ip_filter</span><br />
<span style="color: #660000;"># modprobe ip_queue</span><br />
<span style="color: #660000;"># echo &#8220;1&#8243; &gt;/proc/sys/net/ipv4/ip_forward </span><br />
<span style="color: #660000;"># iptables -A OUTPUT -p tcp -j QUEUE</span></p>
<p>Bu komutlarla eğer yoksa sisteme ip_filter ve ip_queue modüllerini yükledik, sonra makina üzerinde forwarding işlemlerinin yapılabilmesi için ilgili parametreyi 1 olarak set ettik. Eğer 0 olursa iptables ile forwarding yapılmaz.</p>
<p>Ve en son makinadan giden paketlerin hepsini queue, ederek yazdığımız programa gönderiyoruz.</p>
<p>sonra altta ki komutu verip, bir kaç internet sayfasını ziyaret edin ve arkanıza yaslanıp konsoldan akıp giden site içeriğini izleyin..</p>
<p><span style="color: #ff0000;"># ./ipq</span></p>
<p>Not: Bu işlemler genellikle sisteminizi mahvetmez ama olur da birşeyler karışırsa sorumluluk kabul etmiyoruz. Zaten bu işleme ihtiyac duyacak birileri biraz da olsa sistem , iptables ve programcılık konusunda expert kullanıcıdır.</p>
<p>Herhangi bir soru veya yorumunuz olursa yorum yazabilir ya da <span style="color: #cc0000;">bocuhk a t gmail dot com</span> adresinden bana ulaşabilirsiniz.</p>
<p>Kolay gelsin&#8230;</p>
<pre name="code" class="php">
#include </root/dt/netfilter.h>
#include
<libipq.h>
#include <stdio.h>
#define BUFSIZE 2048
static void die(struct ipq_handle *h)
{
    ipq_perror("passer");
    ipq_destroy_handle(h);
    exit(1);
}

void showPacket4ipq(ipq_packet_msg_t *p){
   int i=0;
   printf("\n ------------------- Packet Start ------------------------\n");
   for(i=0;i
<p->data_len;i++){
      printf("%c ", (char)p->payload[i]);
   }
   printf("\n ------------------- Packet End --------------------------\n");
}

int main(int argc, char **argv)
{
    int status;
	int c;
    unsigned char buf[BUFSIZE];
    struct ipq_handle *h;
        h = ipq_create_handle(0, PF_INET);
    if (!h)
        die(h);
            status = ipq_set_mode(h, IPQ_COPY_PACKET, BUFSIZE);
    if (status < 0)
        die(h);
			c = 0;
			do{
				c = c +1;
				//printf("Donence.. %d ", c);
				status = ipq_read(h, buf, BUFSIZE, 0);
				printf("status: %d \n", status);
				if (status < 0)
					die(h);
					switch (ipq_message_type(buf))
					{
						case NLMSG_ERROR:
							fprintf(stderr, "Received error message %d\n",
									ipq_get_msgerr(buf));
							break;
						case IPQM_PACKET:
						{
							ipq_packet_msg_t *m = ipq_get_packet(buf);
							showPacket4ipq(m);
							printf("packet: %d\n",m->data_len);
											status = ipq_set_verdict(h, m->packet_id,
													 NF_ACCEPT, 0, NULL);
							if (status < 0)
								die(h);
							break;
						}
						default:
						fprintf(stderr, "Unknown message type!\n");
						break;
					}
		    } while (1);
        ipq_destroy_handle(h);
    return 0;
}
</pre>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.davuttopcan.com/simurg/yazilim/iptables-queue.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Windows &#8216;tan Mac OS X &#8216;e geçiş</title>
		<link>http://www.davuttopcan.com/simurg/yazilim/windows-tan-mac-os-x-e-gecis.html</link>
		<comments>http://www.davuttopcan.com/simurg/yazilim/windows-tan-mac-os-x-e-gecis.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 06 Dec 2008 18:14:51 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yazılım]]></category>
		<category><![CDATA[işletim sistemi]]></category>
		<category><![CDATA[karşılaştırma]]></category>
		<category><![CDATA[mac os x]]></category>
		<category><![CDATA[macintosh]]></category>
		<category><![CDATA[windows]]></category>
		<category><![CDATA[windows xp]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.davuttopcan.com/simurg/?p=22</guid>
		<description><![CDATA[Bugünlerde bir işletim sistemi göçü yapıyorum, Geçen yıl aldığım MacBook&#8217;umda iki adet
işletim sistemi kurulu idi, biri malum Mac OS X, diğeri ise Windows&#8230;
İkisini de değişik zamanlarda ama windows tarafını biraz daha ağırlıklı olarak kullanıyordum, lakin son günlerde iyiden iyiye beni rahatsız eden performans sorunları olmaya başladı.
Karşılaştırmalar ile Mac OS X işletim sistemini tam zamanlı kullanmaya [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bugünlerde bir işletim sistemi göçü yapıyorum, Geçen yıl aldığım MacBook&#8217;umda iki adet<br />
işletim sistemi kurulu idi, biri malum Mac OS X, diğeri ise Windows&#8230;</p>
<p>İkisini de değişik zamanlarda ama windows tarafını biraz daha ağırlıklı olarak kullanıyordum, lakin son günlerde iyiden iyiye beni rahatsız eden performans sorunları olmaya başladı.</p>
<p>Karşılaştırmalar ile Mac OS X işletim sistemini tam zamanlı kullanmaya karar verdim, işte o karşılaşmalar şöyle;</p>
<p><span style="color: #000099;">Windows XP:</span> Tam anlamıyla bir virüs çöplüğü.<br />
<span style="color: #ff0000;">Mac OS X :</span> Virüsten eser yok.</p>
<p><span style="color: #000099;">Windows XP:</span> Açılış hızı 30 sn ile 1~ dk arasında, kapanırken bazen bilinmeyen bir hata verip kapanmayabiliyor.<br />
<span style="color: #ff0000;">Mac OS X :</span> Açılış hızı 10 sn ile 25 sn arasında, Kapanış hızı 5 sn ile 15 sn arasında..</p>
<p><span style="color: #000099;">Windows XP:</span> Güç yönetimi çok zayıf, daha yeni sayılabilecek bir pilim olmasına rağmen şarj edilmiş bir pili en fazla 2,30 saat kullanabiliyor.<br />
<span style="color: #ff0000;">Mac OS X :</span> Güç yönetimi mükemmel, 5 saate kadar dayanıyor.</p>
<p><span style="color: #000099;">Windows XP:</span> Suspend ve Hibernate geçiş zamanları Mac&#8217;e göre yavaş.<br />
<span style="color: #ff0000;">Mac OS X :</span> Suspend ve Hibernate geçiş hızı aşağı yukarı ışık hızı <img src='http://www.davuttopcan.com/simurg/wp-includes/images/smilies/icon_razz.gif' alt=':P' class='wp-smiley' />  değil tabii ki ama gerçekte çok hızlı.</p>
<p><span style="color: #000099;">Windows XP:</span> Görsellik kısmı biraz göreceli lakin XP ve Vistayı birlikte ele alırsak , görsellik ayar düğmesini en üst düzeye getirdiğinizde ciddi bir kaynak tüketiyor ve bence karşılığını da vermiyor.<br />
<span style="color: #ff0000;">Mac OS X :</span> Görsellik default olarak en üst düzeyde geliyor, bunu XP ile kıyaslamıyorum bile, Vista ile kıyaslayınca ise Vistaya oranla nerdeyse hiç kaynak tüketmeden maximum görsellik veriyor. Ekran geçişleri ikonlar ve masaüstü geçişleri müthiş.</p>
<p><span style="color: #000099;">Windows XP:</span> Paket yöneticisi (Program installation) mükemmel.. Bir kaç tık ile eğitilemez bir geri zekalının bile program kurup (kullanmasına?) olanak sağlayacak düzeyde geliştirilmiş.<br />
<span style="color: #ff0000;">Mac OS X :</span> Paket yöneticisi orta düzeyin üstünde.. Çoğu projenin Mac OS X desteği var. DMG dosyasını indiripbir kaç tık ile istediğiniz programı kolayca kurup kullanabiliyorsunuz. Lakin eğer kullanmak istediğiniz programın developerları mac os x için bir paket yapmamışsa işler biraz zorlaşabilir.</p>
<p><span style="color: #000099;">Windows XP:</span> Firewall olarak Windows Güvenlik duvarı kullanıyor,<br />
<span style="color: #ff0000;">Mac OS X :</span> IPFW isimli kurumsal firmaların tercih ettikleri ciddi bir firewall kolay bir kullanım arayüzü ile geliyor.</p>
<p><span style="color: #000099;">Windows XP:</span> Msn Messenger, Gtalk vs gibi uygulamalar rahatça kullanılabiliyor. Görüntülü ve Sesli meeting yapılabiliyor.<br />
<span style="color: #ff0000;">Mac OS X :</span> Aynı programlar ve daha fazla protokol desteği ile kullanılabiliyor.</p>
<p><span style="color: #000099;">Windows XP:</span> Cisco VPN ile Remote Desktop Connection kullanarak şirkette ki bilgisayarıma bağlanıp DotNet C# projelerimi geliştiriyordum.<br />
<span style="color: #ff0000;">Mac OS X :</span> Aynı şekilde Mac OS X üzerinden de şirketle ilgili Dot Net C# kodu yazacağım zaman VPN ile RDC kullanarak şirkete bağlanıp rahatça işlerimi halledebiliyorum.</p>
<p><span style="color: #000099;">Windows XP: iTunes ile iPhone Syncronizasyon&#8217;umu yapıyordum.</span><br />
<span style="color: #ff0000;">Mac OS X :</span> iTunes zaten Apple&#8217;ın ürünü,</p>
<p><span style="color: #000099;">Windows XP:</span> Delphi ile kod geliştirebiliyordum, ama artık Delphi devri sona erdi gibi. Özel projelerde DotNet veya Java tercih ediyorum. Tüm bunların hepsini çalıştırabiliyor.<br />
<span style="color: #ff0000;">Mac OS X :</span> Bu kısımda biraz kısıtlanıyoruz, Enver&#8217;in de Linux listesinde yazdığı gibi Windows kod geliştirmek için iyi bir platform. Eğer kod geliştiricisi iseniz tercihlerinizi kullandığınız platforma göre yapmanız gerekebilir. Burada kod geliştiricisi olarak benim tercihim de aslında biraz belli.. Evden yapacağım bir proje ise Java veya PHP tercih ediyorum. Yok ille de yazacağım program windows platformunda çalışmalı ise şirket bilgisayarıma bağlanıp orda kurulu olan Delphi, DotNet ~ dillerinden birinde işimi rahatça halledebiliyorum. Sonuç olarak Mac OS X bu anlamda biraz eksik..<br />
<span style="color: #000099;"><br />
Windows XP:</span> Müzik dinleme, Film izleme ve daha bir sürü multimedya işimi rahatça halledebiliyorum.<br />
<span style="color: #ff0000;">Mac OS X :</span> Multimedya konusunda Mac OS X bir kaç adım önde diyebilirim.</p>
<p><span style="color: #000099;">Windows XP:</span> Firefox ve IE kullanarak internette fink atıyordum&#8230; Tabii bazı sitelere girdiğimde ekstra açılan pencerelerin virüsleriyle canımı yakmasını saymazsak.<br />
<span style="color: #ff0000;">Mac OS X :</span> Burada ise Firefox ve Safari (daha çok Safari) ile o site senin bu site benim rahatca gezebiliyorum&#8230; Sitelerin içine gömülmüş bazı JS böcekleri de pek canımı yakamıyor açıkçası&#8230; Sadece insanlara bulaşabilen bir mikrobun makinanın üstüne düşmesi gibi oluyor..</p>
<p><span style="color: #000099;">Windows XP:</span> Oldukça yavaş..<br />
<span style="color: #ff0000;">Mac OS X :</span> Çok hızlı..</p>
<p>Sonuç olarak Mac OS X her alanda ihtiyacımı karşılıyor şimdilik&#8230; ve MacBook üzerinde müthiş çalışıyor.</p>
<p>Sevgiler..<br />
this post writed on the Mac OS</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.davuttopcan.com/simurg/yazilim/windows-tan-mac-os-x-e-gecis.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>this moment, it&#8217;s your life&#8230;</title>
		<link>http://www.davuttopcan.com/simurg/deneme/this-moment-its-your-life.html</link>
		<comments>http://www.davuttopcan.com/simurg/deneme/this-moment-its-your-life.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 09 Mar 2007 18:06:54 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Deneme]]></category>
		<category><![CDATA[gidişat]]></category>
		<category><![CDATA[hayat]]></category>
		<category><![CDATA[kişisel]]></category>
		<category><![CDATA[makale]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.davuttopcan.com/simurg/?p=19</guid>
		<description><![CDATA[dante gibi filozofça yaşayamamış olsak da geride kalan yıllarımızı -belki bomboş yaşamışlıktan olsa gerek- otuzbeşinci yaşımızı bekleyemedik ömrün ortasına varmak için. daha sığ, daha boşvermiş ama çok daha hızlı yaşadık, hala sorgula(n)maktan korkuyoruz üstelik.
felsefe kitaplarının önsözlerini, şiirlerin vurucu kısımlarını aldık ezberimize, kendi suretlerimize vaazlar vermek için. romantik akorlar yetti bize, sahil aşklarında isyan aramadık, şimdi [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>dante gibi filozofça yaşayamamış olsak da geride kalan yıllarımızı -belki bomboş yaşamışlıktan olsa gerek- otuzbeşinci yaşımızı bekleyemedik ömrün ortasına varmak için. daha sığ, daha boşvermiş ama çok daha hızlı yaşadık, hala sorgula(n)maktan korkuyoruz üstelik.<br />
felsefe kitaplarının önsözlerini, şiirlerin vurucu kısımlarını aldık ezberimize, kendi suretlerimize vaazlar vermek için. romantik akorlar yetti bize, sahil aşklarında isyan aramadık, şimdi isyan etmeye yetecek sesimiz yok. �bağışlayıcı bilge� pozlarındaydık, ilişkiler çiğleştikçe kişiliksiz bir tebessüm kazındı yüzlerimize; bunu bir erdem gibi pazarladık, �bağışlayıcı� sıfatımızın reklamını yaptık. oysa vurdumduymazlıktı bu, içimizdeki şiddet arzusu alevlenmiş, iskeletimizi yakıyordu, damarlarımızı dağlıyordu.<br />
yaş otuzbeş olmadan ömrün ortasına gelmek çok şeydir. onlu yaşlarında ihtiyar gibi görünen hastalıklı çocuklara benzedik. hastalandık, karantinaya alınmadı kimse, hasta hasta seviştik. sırtımızı döndük birbirimize.<br />
şimdi herşey daha süslü. hayata hükmetmeye başladık erkenden. soğuk şirket binalarında kendimize rahat koltuklar bulduk. yara kabuklarımızı yaldızladık, göze hoş göründük. bu ülkenin eğitimli ve marjinal gençleri olarak, sermayenin sevgilisi olduk. para koydular cebimize, sırtımızı sıvazladılar; sevdaları alaya vurduk, bizi alkışladılar. toplantı salonlarında, seminerlerde sevişir olduk kendimizle, tatmin olmak bilmeyen egomuzu okşadık, bizi izleyen herkes esridi. &#8220;aşkı bilmeyen aşk çocukları&#8221;ymışız, bizi bize böyle tanıttılar.<br />
uyanışımız bir felaket olabilir, zarar verebiliriz kendimize. gözlerimizi açmak acı veriyor, gerçeğin zehirli huzmeleri göz bebeklerimizi yakıyor. <span class="gb">matrix</span>�den korkuyoruz ama bilmek istiyoruz: �kim koydu cebime bu paraları, evimdeki kadın kim, benden ne istiyorsunuz?� seminerlerde dün sizi avuçları patlarcasına alkışlayanlar artık vebalı ıslak bir hayvan muamelesi yapıyor fikirlerinize. patronlar sizi kaybetmek istemiyor, tatile gönderiliyorsunuz, lüks mekanlarda torna tezgahına yatırılıyorsunuz. gövdenizdeki çapaklar törpüleniyor, tüm dişlerinizi cilalıyorlar, artık büyük çarktaki yerinize dönebilirsiniz&#8230; tatil dönüşünde şirketi bulamıyorsunuz, eviniz yitip gitmiş. dev bir değirmen olmuş şehir, işyeriniz taştan koca bir tekerlek, insanlar mekanik&#8230;</p>
<p>işte hayatın tam da burasındayız; önümüz ardımız uçurum, seçeceğimiz yolu bulamıyoruz. dante�den de umut kalmadı, bunu söyleyebilirim açıkça&#8230; belki yeniden babamın oğlu olabilirim, ondan harçlık alır, okula giderim. yolsuz kaldığımda kitap parası isterim, yaşam hakkında ahkam keserim, bilgiçlik taslarım. o yine bana güler yeşil gözleriyle, beni incitmez, bana başıma gelecek orospulukları anlatmaz; �bu hayat senin götünü kemirecek evladım, aklına mukayyet ol� demez, diyemez&#8230; �her şeyi bana sen öğretirdin, en zorlarını niye atladın baba?!� diye sormak için çok geç. gidecek yerim yok, kimseyle paylaşacak bir fikrim yok artık. dante gibi ortasındayım ömrün, b.k gibiyim.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.davuttopcan.com/simurg/deneme/this-moment-its-your-life.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Capability Maturity Model Integration</title>
		<link>http://www.davuttopcan.com/simurg/yazilim/capability-maturity-model-integration.html</link>
		<comments>http://www.davuttopcan.com/simurg/yazilim/capability-maturity-model-integration.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 25 Jan 2007 17:20:13 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yazılım]]></category>
		<category><![CDATA[capability]]></category>
		<category><![CDATA[Capability Maturity Model Integration]]></category>
		<category><![CDATA[integration]]></category>
		<category><![CDATA[maturity]]></category>
		<category><![CDATA[model]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.davuttopcan.com/simurg/?p=15</guid>
		<description><![CDATA[Bu aralar yaptığım işlerde şunu sorgular oldum; bir program yazıp insanların önüne koyarken neleri düşünüyoruz? yaptığımız programlar kullanıcıya yeni birşeyler öğrenmesini gerektirecek kadar zor ve karışık mı? yoksa kullanıcı kendi iş bilgisinin üstüne program arayüzlerinde görüğü buton liste vs gibi bileşenleri koyarak işini rahatça yapabiliyor mu? kullanıcıya ne kadar yardımcı oluyoruz? bunu biraz sorgulayalım ve [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bu aralar yaptığım işlerde şunu sorgular oldum; bir program yazıp insanların önüne koyarken neleri düşünüyoruz? yaptığımız programlar kullanıcıya yeni birşeyler öğrenmesini gerektirecek kadar zor ve karışık mı? yoksa kullanıcı kendi iş bilgisinin üstüne program arayüzlerinde görüğü buton liste vs gibi bileşenleri koyarak işini rahatça yapabiliyor mu? kullanıcıya ne kadar yardımcı oluyoruz? bunu biraz sorgulayalım ve yaptığımız işlerde &#8220;kullanıcı şunu da şurdan alıversin canım, ona da kod yazmayayım&#8221; gibi cümleleri ne kadar sık kuruyoruz.</p>
<p>Amerikalılar bu konuda çok titizler, istedikleri programda size kullanıcı düzeyini söyleyip sizden ona göre program istiyorlar&#8230; mesela bi kaç yıl önce Chicago&#8217;da ki bir depo için buradan kod yazmıştım. proje el bilgisayarları ile yapılan depo işlemlerini alıp muhasebe programlarına aktaran bir ara yazılımdı. bana gelen analizlerin sonunda şöyle bir not, &#8220;proje en bilgisiz kullanıcıya göre hazırlanacak&#8221; . peki deyip programın teslim halinde küçük bir ekran ve ekran üzerinde üç tane kocaman buton vardı&#8230; &#8220;SEND&#8221; , &#8220;RECEİVE&#8221;, &#8220;EXİT&#8221;&#8230; programın hepsi bu..</p>
<p>Türkiye&#8217;de hazırlanan çeşitli firmaların hazırladığı çeşitli yazılımlara bakıyorum da, (buna bazen ben de dahilim &#8220;biraz özeleştiri&#8221;)  &#8220;user friendly&#8221; yani &#8220;kullanıcının kankasıyız, daha akşam birlikte içtik&#8221; tarzı programlama çok zayıf. bunun başlıca sebeplerinden elbette programcı kitlesinin bilgisayar ve teknik konularla fazla haşır neşir olarak, biraz daha ileriye götüreyim bazen asosyal olması. tabii ki tek sebep(ler) bunlar değil, bunlara bir yazılım projesinde olması gereken başlıca ana birimlerin olmaması en temel sebep. bu başlıca birimleri &#8220;ilk akla gelenler&#8221; şeklinde şöyle sıralayabiliriz.</p>
<p>1 &#8211; Veritabanı tasarım,<br />
2- Arayüz Tasarım,<br />
3- Analizci<br />
4- Programcı<br />
5- Testci</p>
<p>bir bilgisayar programının kullanıcı dostu olmasında en az etkisi olacak kişi Programcı gibi görünüyor ki aslında şu birimlerin hepsi kurulduğunda gerçekten de öyle. Programcı sadece ondan istenen fonksiyonu prosedur&#8217;u yazar ve görevi orada biter. çoğu zaman yazdığı kodun nerede kullanılacağını bile bilmez. (bkz: micro$oft) tabi bu katmanda bir yazılım, yazılımın maliyetini katlayarak artıracaktır. genellikle de maliyet Türkiye gibi biryerde herşey olduğu için yazılım katmanımız en dip seviyelerde geziyor. (Not: bir kaç yazılım firmasını bunun dışında tutuyorum.) Türkiye gibi bir yerde CMMI , &#8220;Extreme Programming&#8221; yapan bir kaç firma olduğu inanılır gibi değil. &#8220;Capability Maturity Model Integration&#8221; bu katmanda 5. level programlama yapan bir firma ve Türkiye&#8217;de. Ancak tabii bu firma askeri yazılımlar yapıyor ve tabii maliyetler konusunda çok da sıkıntı yaşamıyor&#8230;</p>
<p>Ama ve lakin dediğim gibi bu işler herşeyden önce maliyet. bu maliyetleri karşılayamadığımız için yukarıda saydığım tüm birimlerin işini tek kişi üzerine yığıyor ve o adamdan &#8220;User Friendly&#8221; program yazmasını bekliyoruz.. Bu da işin ayrı bir bakış açısı tabii&#8230; Daha programcı bir projeyi tam bitirmemişken Patron ordan yeni bir dosya ile kapınızı çalar.. o sırada &#8220;e patron şu an ki projede kullanıcılar daha rahat etsin diye arayüzleri elden geçiriyorum&#8221; dediğinde muhtemelen o programcıya kapı görünecektir ya da istemediği bazı polemiklerin içine girmek zorunda kalacaktır&#8230;</p>
<p>Son olarak toparlamak gerekirse bu işler her ne kadar kapitalizm ile doğru orantılı olarak ilerlese de belki bizler Türk Programcılar biraz daha üzerimize yük alıp, belki bazen yorulup bu sektörü daha ileriye götürmemiz gerekiyor. kısıtlı şartlarla yapılabileceğin en iyisini yapmamız gerek. en azından birgün program ihracatı.. kimbilir şimdi hayal yarın için atılmış küçük bir adım&#8230;.</p>
<p>taşlarınızı en rasyonel yere oynayın ve arkanıza yaslanıp izleyin.. zafer sizindir!</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.davuttopcan.com/simurg/yazilim/capability-maturity-model-integration.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Şu hayatta ne için ne kadar kanırttınız?</title>
		<link>http://www.davuttopcan.com/simurg/genel/su-hayatta-ne-icin-ne-kadar-kanirttiniz.html</link>
		<comments>http://www.davuttopcan.com/simurg/genel/su-hayatta-ne-icin-ne-kadar-kanirttiniz.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 18 Nov 2006 16:01:55 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Yazılım]]></category>
		<category><![CDATA[bilgisayar programcılığı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.davuttopcan.com/simurg/?p=6</guid>
		<description><![CDATA[O zamanlar üniversitedeydik&#8230; Günler herkes için güzel geçiyordu, benimle birlikte 60 civarında kişi daha
&#8220;bilgisayar programcılığı&#8221; bölümünü işaretlemişti öss tercihlerinde.
sarışın,
esmer çok güzel kızlar vardı bölümde, tabii bunun yanında çirkinler de!
sonra onların peşinde koşan çeşitli illerden gelmiş kardeşlerimiz&#8230;
ben
hep bunun ve buna benzer sosyal ne varsa herşeyin dışına attım
kendimi&#8230; onlar benim için rakiptiler, bunun belki de hiçbir zaman
farkında [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://3.bp.blogspot.com/_4txLAUJ7A1c/SdEsXh3pB5I/AAAAAAAAEg4/NnwPtw-lpXY/s1600-h/kod-adi-kilicbaligi5.jpg" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"><img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5319081417641625490" style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 300px; height: 200px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_4txLAUJ7A1c/SdEsXh3pB5I/AAAAAAAAEg4/NnwPtw-lpXY/s400/kod-adi-kilicbaligi5.jpg" border="0" alt="" /></a>O zamanlar üniversitedeydik&#8230; Günler herkes için güzel geçiyordu, benimle birlikte 60 civarında kişi daha<br />
&#8220;bilgisayar programcılığı&#8221; bölümünü işaretlemişti öss tercihlerinde.</p>
<p>sarışın,<br />
esmer çok güzel kızlar vardı bölümde, tabii bunun yanında çirkinler de!<br />
sonra onların peşinde koşan çeşitli illerden gelmiş kardeşlerimiz&#8230;<br />
ben<br />
hep bunun ve buna benzer sosyal ne varsa herşeyin dışına attım<br />
kendimi&#8230; onlar benim için rakiptiler, bunun belki de hiçbir zaman<br />
farkında olmadılar ama benim için hepsi öyleydiler&#8230;</p>
<p>Farkında değildiler çünkü onların amaçları ile benim amaçlarım çok farklıydı. benim en büyük amacım okul bittiğinde sağlam bir programcı olup kendi ayaklarım üzerinde durabilmekken onların en büyük amaçları ise dersleri başarı ile geçip evlerine yıldızlı karneler götürmekti.</p>
<p>&#8220;Programcılık&#8221;<br />
ile ilgisi olmayan derslerin hemen hepsinde nerdeyse tamamen silik bir<br />
öğrenciydim, çünkü tarih, edebiyat ya da ingilizce umrumda değildi tek derdim, programlama dillerini öğrenebilmekti. amacım sadece öğrenmek olduğu için ilk zamanlar programlama derslerinde de biraz<br />
zorlanmıştım. ilk Qbasic sınavımı hatırlıyorum da, herkes 60-70<br />
civarında alırken ben sadece 40 alabilmiştim. toplam 5 soru vardı<br />
soruların hepsi 20&#8242;şer puan ve ben sınavda sadece 2 soru cevaplamıştım.<br />
3. sorunun başlığını atıp tam çözümünü düşünüp yazacakken Mustafa<br />
hoca&#8217;nın başımda dikildiğini farketmiştim. süre dolmuştu. ben sınav<br />
süresinde sadece iki soru yaparken diğerlerinin tüm soruları cevaplayabilmesi<br />
beni bir süre düşündürmüştü ki ilerleyen zamanda anlayacağım acı<br />
gerçek, insanlar programlama dersinde, programcı olmak için temel<br />
derlerden birinde kendilerine hayatlarında hiçkimsenin yapamayacağı<br />
kadar büyük bir kötülüğü yapmalarıydı. yaptıkları hocanın daha önce<br />
derslerde örnek olarak gösterdiği program parçacıklarını ezberleyip<br />
sınavdan geçmekti.</p>
<p>sonra diğer arkadaşlarımın bu durumunu<br />
öğrendiğimde o dersten o puanla kaldığım için hiç pişman olmamıştım.<br />
kaybeden ben değildim kesinlikle onlardı. yapmam gerekeni biliyordum. sonuçta problemleri çözmekle ilgili bir<br />
sorunum yoktu. ezber yapmak kesinlikle bana göre değildi. yapmam<br />
gereken tek şey, problem çözüm süremi hızlandırmaktı. ve tabii kağıda<br />
aktarma hızımı da. 1. sınıfın 2. dönemindeydik. ve ben bütün<br />
programlama derslerinden iyi notlarla geçmeyi başarmıştım.</p>
<p>allahtan<br />
yalnız değildim, benim gibi düşünen (bir elin parmaklarını geçmeyecek<br />
kadar) arkadaşım vardı. hocalar tarafından da fişlenmiştik zaten. ama<br />
kötü anlamda değil.</p>
<p>o arkadaşlarla en ortak noktamız, okulu<br />
bitirmek gibi bir derdimizin olmamasıydı. biliyorduk ki o okul öyle ya da böyle<br />
bir şekilde bitecekti. önemli olan okuldan örgün olarak ayrıldığımızda<br />
piyasada bizi bekleyen tek dişi kalmış canavarlarla ne şekilde mücadele<br />
edeceğimizdi..</p>
<p>bazen bu arkadaşlarla oturup zil zurna içerdik,<br />
peki içerken muhabbetimiz ne olurdu? okulda ki sarışınlar ya da<br />
esmerler umrumuzda değildi, tek derdimiz bilgisayar programcılığıydı,<br />
hepimiz konuşturmalıydık bilgisayarı. bilgisayardan konuşmalıydık<br />
sürekli. &#8220;borland delphi install shield&#8221; kullanmak delikanlı<br />
programcıyı bozar mıydı? yoksa akıllı programcı gereksiz kod yazmaz<br />
&#8220;install shield&#8221; &#8216;i hazır olarak kullanır geçer miydi? sonra &#8220;install<br />
shield&#8221; e içelim bu kadehimizi de deyip rakılarımızı yenilerdik&#8230;</p>
<p>sonra o günlerimiz hırsla , kim daha güzel programlar yazdı derken geçip<br />
gitti ve yollarımız ayrıldı&#8230; çoğumuzun okulu bitmedi ama örgün olarak<br />
okulla ilişiğimiz kesildiği için iş hayatına hemen atılmıştık, murat<br />
izmirde kendi şirketini kurmuş, ben mezun olmamdan daha bir hafta<br />
geçmeden istanbulda bir şirkette işe başlamıştım.</p>
<p>o ezberci arkadaşlar mı ne oldu? onların çoğu bildiğim kadarıyla sonradan aslında<br />
programcılığı çok fazla sevmediklerini anlayıp başka mesleklerde<br />
şanslarını denemeye karar vermişler&#8230; ve bildiğim kadarıyla bizim 4 yılda zorlayarak bitirdiğimiz üniversiteyi onlar 2 yılda şak diye bitirmişler&#8230; hayat işte ne yaparsın <img src='http://www.davuttopcan.com/simurg/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':-)' class='wp-smiley' /> </p>
<p>diyeceğim o ki, bu hayatta bişey olmak kolay değil, enver&#8217;in dediği gibi biraz kanırtmak lazım..</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.davuttopcan.com/simurg/genel/su-hayatta-ne-icin-ne-kadar-kanirttiniz.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
