Ağu
Son 36 saat…
Kanser’in kemiklerime sıçramasından bu yana ağrılarım gün be gün daha da artarak devam ediyor,doktorlar aldığım radyoterapilerin bu ağrıları keseceğini söylüyor ama henüz yarısına geldiğim halde pek hafifleyen bir ağrım yok açıkçası. RT’ler bittiğinde rahatlamayı umarak dişimi sıkıyor ve geçiriyorum günlerimi.
Bunun yanında RT doktorum yeşil reçeteli güçlü bir ağrı kesici verdi, onu içince kafam güzel oluyor biraz ama ağrılarım da kısa bir süreliğine de olsa geçiyor. Son üç haftada tüm hayatım boyunca almadığım kadar ağrı kesici aldım sanırım. Ya da son üç haftada hayatım boyunca olmadığı kadar güzel oldu kafam…
Onkoloji doktorum Nil Molinas Mandel, kemiklerim için alacağım RT’lerin yanında bir de güçlendirici ilaçlar verdi her gün sabah akşam kalsiyum ve protein alıyorum. Bir de ayda bir serum olarak yapılması için bir iğne verdi. 5 kalem ilaç bin lira tuttu… Hastalandığımdan beri galiba trilyon filan gitmiştir… Her neyse!
Bu ilaçlardan ayda bir alacak olduğum serumu cuma günü koluma bir katater taktırıp aldım. Ve cumadan beri ateşler içinde yanıyorum, kafamı kaldırmadan yattım bu sabaha kadar… yaklaşık 36 saattir soğuk duşlar, ateş düşürücüler derken bu sabah uyandığımda ateşim 37 lere düşmüştü. Meğer tüm bunlar cuma aldığım serumun yan etkisiymiş…
Bu süreçte bir an bile başımdan ayrılmayan annem ve babam bir de yeğenime ne desem azdır herhalde… En kötüsü de onları çok üzdüm.
Şimdi toparlayıp kitabımın yayını için işlere dönmeliyim…



